الكاتب: mehmetyazici | تاريخ: ٢٦ مارس ٢٠٢٦

İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Duman, 25 Mart 2026 tarihinde Eğitim Fakültesi A Blok Konferans Salonu'nda 'Cumhuriyet’in 100. Yılında Türkiye' başlıklı bir konferans düzenlendi. Konferans çok sayıda öğretim üyesi ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk dönemi arasında genel bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Önder Duman hocamız şu ifadeleri kullandı;
“Tarihi olaylar çoğu zaman nötrdür. Biz kendi değer dünyamız ile olaylara anlam yükleriz. Bu anlam yükleme haline bizim için de yetiştiğimiz kültür, çevre, inanç, felsefi tutum gibi değer unsurları etki eder. Dolayısıyla tarihi olayları anlamaya, tarihi kişilikleri tanıma gayretimiz biraz da değer dünyamızla ilgilidir. Tabii tarih aynı zamanda politik bir alandır da…”
“Türk modernleşmesi Osmanlı son döneminden Cumhuriyete uzanan oldukça köklü bir dönüşümün hikâyesidir. Alınan mağlubiyetler sonrası Üçüncü Selim döneminde başlayan ve somutlaşan askeri alandaki modernleşme hamlesi Tanzimat, İkinci Abdülhamit ve İkinci Meşrutiyet-İttihat ve Terakki çizgisinde ilerlemiş ve Cumhuriyet döneminde çoğu laiklik temelindeki inkılaplarla, devrimlerle zirve noktaya çıkmıştır…”
“İkinci Meşrutiyet esasında Cumhuriyet dönemi yenileşmesinin önsözüdür. Bir nevi laboratuvarıdır. Cumhuriyet döneminde hayata geçirilen başta harf inkılabı ve kadın hakları olmak üzere pek çok yeniliğin fikri temelleri, tartışmalar ve ilk hamleler ittihat ve Terakki’nin hüküm sürdüğü İkinci Meşrutiyet döneminde hayata geçirilmiştir. Dolayısıyla Cumhuriyet dönemini anlamak için 1908-1918 dönemini iyi okumak anlamak gerekmektedir…”
“Cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde hayata geçirilen değişim ve dönüşüm hamlesi evrimci olmaktan ziyade devrimci bir karakter gösterir. İkna ederek, rıza oluşturarak değişim yerine ani ve hızlı, devrimci bir ruhla hareket edilmiş, modern dünya ile arada oluşan fark bu şekilde kapatılmaya çalışılmıştır…”
“Osmanlı'dan Cumhuriyet’e uzanan bu modernleşme süreci tabii beraberinde bir çekişmeyi de getirmiştir. Bu da gelenekle modernite arasındaki ikilemdir. Bu ikilem kimi zaman önemli gerilimlere neden olurken kimi zaman da uzlaşıyı beraberinde getirmiştir. Zamanla doğu-batı, eski-yeni, halk-aydın şeklinde de görüle bu ikilem hala devam etmektedir, etmeye de devam edecek görünmektedir…”
Konferans toplu fotoğraf çekimleriyle son buldu.